Everything is ok.

yalnızlık korkusu dediğin 21 yaşında başlar mıymış hiç?

yalnızlıktan korkmak bencillik belki aslında. insanların hayatlarına devam etmesine ben ne yapıcam bu durumda diye düşünmek işte, bencillik.

alper erasmusa gidecek, kim çekecek benim kahrımı artık mesela? tüm çevremi erittim bi şekilde, kimi arıycam ben canım bile sıkıldığında gel diye? 

kendim yaptım belki de. yalnızken -ya da en azından 1-2 kişiyle mutluyken- şimdi neden bunu beğenmemezlik?

müstehak sana dedikleri bu olsa gerek.

ben kendi ezgilerimle uğraşırken çevrem eriyip gitmiş.

iki şehir, bissürü insandım, bir baktım tek şehir,2-3 insan kalmışım ben aslında.

amaboylesanki:

aklıma bir şey geldi. ama sıradan bir durum. çok ahım şahım bir şey değil ama canım sıkıldı. gözlerim ıslanmaya başladı. yaşlar başladı filan yine kontrolsüzlüğüm. ve sonra sinirden gülmeye başladım. 

ulen sen nasıl hiçliğinde anlamlar yaratırsın diye diye. bilemedim. hoş değil ama o ıslaklığı seviyorum yine de. ama niçin oluyor. işte muammaların muamması . sanki sebebi göz göre göre yapılan haksızlıklar, şans vermeyişler, sevilmeye gelen kediyi kışkışlamak gibi. bugün de bir kedi epey okşandı bacaklarımda. ve en sevdiklerimden siyah olanlarından. çok susmuştu. 

eyvahlar olsun. napıyorum 

amaboylesanki:

geçen anneme unutmadığım abidik gubidik aklıma gelen şeyleri anlatıyordum, ‘bunları neden aklına tutuyorsun ki’ dedi. bide sonra çok basit şeylerin neden bu kadar etkisinde kaldığımı. gitti benim cevabını nerede arayacağımı bile hiç bilmediğim sorular sordu. öyle ki sormak bile bir değişiklik yaratamıyor. birden her şey çok anlamsızlaşmıştı sadece.

-bir sebebi yok. öyle işte. unutmadım. o kadar

"Şu anda çekilmez bir haldeyim.Yorgunum, uykusuz, hüzünlüyüm.. Sanki bir şey beni engelliyor ve özgürleşemiyorum." 

Franz Kafka - Günceler

içimdeki ezgiler sonsuz tane sanırım. belki de ikizler olmak bunu gerektirir. sizde de böyle mi?

sende böyle sevgilim.

içindeki insanlara yetişemiyorum, bazen benim ezgilerimden daha fazlalar sanırım.

oysaki hiç böyle olmazdı. hep içinde en fazla olan ben olurdum. noldu da sana çarptım ben? nerden çıktı da böyle oldu? hangi ara, ne çabuk böyle oldu?

güçlü olan hep bendim, ben olmalıydım. nerden çıktı da içimde tüm ezgiler güçsüz kaldı?

zamanında çok mu büyük konuştum? çok mu büyük konuşturdular?

saçımı kestirdiğim zamanlar bile hemen güçlenmişti her birim.şimdi niye tam güçlü duramıyorum hiçbir zaman? ben bu değilim, olmamalıyım.

ya da bu düşünce mi beni kasan acaba?

ben bilmiyorum, ben hiç bilmedim ki zaten.

insan ne yapsa bilemiyor. üzgünse sadece yazabiliyor sanırım,

ya da üzgün değil de boşluktaysa belki.

ya da kendi gösterdiğini karşıdan aynı şekilde alamıyorsa.

ya da zaten hayat hep böyleyse. bi yandan sayfalarca yazmak istiyor, bi yandan da kendine bile söyleyemediklerini ortaya çıkarmak istemiyor belki de.

Hangi üniversitedesin? Bir de tıpı nasıl kazandın? Yardımcı olabilir misin
Anonymous

Acıbadem.

bilmem ki, tıp için özellikle bi şey yapmadım sanırım, küçüklükten istiyodum biraz yaptım olacak kıvamında oldu sanırım :D biraz şans, biraz rekabet ortamı, biraz azim. öyleydi herhalde, şimdi geriye dönüp bakınca 3 yıl olmuş yani anonim beni de anla. bir de benim dersane hayatım çok eğlenceliydi lan, çok severdim,geçmişe dair en özeldiğim şeydir yani, biz dersanede eğlenerek çalışırdık lan. mesela gece çalışmaları,soru çözümleri olurdu, alırdık cipsleri kolaları ooh kakara kikiri gecelere kadar dersanede dururduk, hocalarımız falan da çok kafaydı, arkadaşlar da full aynı ekiptik okulda dersanede, öyle işte şimdi hepimiz tıpta itüde boğaziçindeyiz işte.

daha spesifik şeyler merak ediyorsan yine beklerim anonim.

Güneşli Kadıköyler.

Güneşli Kadıköyler.